17.10.2017 - Firma Rehberi, Büyükçekmece Rehberi, İstanbul Rehberi

31. Türkiye Kitap ve Kültür Fuarı Açıldı

31. Türkiye Kitap ve Kültür Fuarı Açıldı

Türkiye Diyanet Vakfı’nca düzenlenen Türkiye 31. Kitap ve Kültür Fuarı 20 Temmuz Cuma kapılarını Beyazıt Meydanı’nda açıyor!

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, törende yaptığı konuşmada Türkiye’deki kitap okuma oranlarının kültürümüze, tarihimize ve medeniyetimize yakışmadığını belirterek herkesi kitap okuma seferberliğine davet etti.

Son yıllarda bilgi üreten ve eli kalem tutan kişilerin çoğalmasına karşılık nitelikli bilgi üretiminde bir azalma yaşandığına işaret eden Başkan Görmez, Türkiye’nin ve İslâm dünyasının okuma, kaliteli bilgi üretme ve bunları evrenselleştirme konusunda eksiklikleri bulunduğunu vurguladı.

Diyanet İşleri Başkanı Görmez’in konuşmasında öne çıkan başlıklar şöyle:

“15 batılı ülke, dünya kitap üretiminin yüzde 73’ünü gerçekleştiriyor”

Bizim gerek millet gerek Müslümanlar olarak yeryüzünde bilgi üretme gücümüz, kitap basma, yayınlama ve kitap okuma oranımız, ne milletimize ne tarihimize ve ne de kültürümüze yakışıyor. Bugün bütün dünyada üretilen kitapların yüzde 73’ünün sadece 15 batı ülkesinde olması, bütün dünyayı ve en başta bütün Müslümanları düşündürmesi gerekir.

”Oku! emriyle başlayan bir kitabın mensuplarına bu okuma oranı yakışmıyor”

Londra Üniversitesinin girişinde bir cümle var: ‘Bilgi güçtür!’ Evet, bilgi güçtür, ama bizim kültürümüzde, bizim medeniyetimizde bilgi, sadece güç değildir. Hele hele başkalarına egemenlik sağlamak, üstünlük taslamak üzere kullanılan bir güç, hiç değildir. Bizde bilgi, ahlâktır, sorumluluktur. Bizde bilgi, zihnin gücü olduğu kadar, kalbin, yüreğin de gücüdür. Bilgi, sadece üretmek için, sadece güce dönüştürmek için üretilmez. Nice bilgiler var ki, ilmi artırır. Nice bilgiler de var ki, cehaleti artırır. Enformasyon çağında yaşıyoruz ama aynı zamanda enformasyonun insanı bilgiden uzaklaştırdığı ve zaman zaman da cehaletini artırdığı bir çağda yaşıyoruz. ‘Oku!’ emriyle başlayan bir kitabın mensuplarına bu okuma oranı yakışmıyor.

“Üretilen bilgilerin niteliği açısından da olmamız gereken yerde değiliz”

İkinci bir husus da ürettiğimiz bilginin niteliği ve kalitesidir. Bu, son derece büyük önem arz ediyor. Hele hele konu, yaratıcımızla ilişkimizi tanzim eden, insanlarla, varlık âlemi ile olan ilişkilerimizi tanzim eden dinimiz olunca üzerinde çok daha hassasiyetle titrememiz gerekiyor. Hiçbir kitapta hikmetsiz bir tek kelimenin, hikmetsiz bir tek cümlenin olmaması gerekiyor. Bilginin niteliği bakımından da yayınlarımızı gözden geçirdiğimizde üzüntüyle belirtelim ki olmamız gereken yerde değiliz. Bilhassa dinî yayınlar alanında ürettiğimiz bilginin niteliği üzerinde yeniden düşünmemiz gerekiyor.

“Bilgiyi evrenselleştiremiyoruz”

Altını çizmek istediğim üçüncü konu ise ürettiğimiz bilgiyi evrenselleştiremememizdir. Bilgi üretiminde eksiklerimiz var, ürettiğimiz bilginin kalitesinde eksiklerimiz var.   Şöyle bir düşünelim: Son yıllarda tefekkür kaynaklarımız artıyor mu azalıyor mu? Özellikle dinî tefekkür alanındaki düşünce üretimimiz ne kadar artıyor? İlâhiyat fakültelerimiz çoğalıyor, profesörlerimizin, hocalarımızın sayısı artıyor, eli kalem tutan yazarlarımızın sayısı artıyor ancak ürettiğimiz bilginin kalitesine baktığımız zaman olmamız gereken yerde değiliz. Hatta duygu kaynaklarımızı da gözden geçirmemiz lazım. 30 yıl önce bu memleketin bütün duygularına kaynaklık eden, eserleri hepimizin dünyasında hala klasik bir değer taşıyan nice şairlerimiz, yazarlarımız olmuştur. Ancak son yıllarda tüm bunlarda bir azalma olduğu gözlenmektedir. Bilgi üreten insanların sayısı arttıkça bilgimizin kalitesinde bir azalma olduğunu, tefekkür kaynaklarımızın azaldığını hissediyorum. Dolayısıyla tefekkür, bilgi ve duygu kaynaklarımızı yeniden gözden geçirmeye hepimizin ihtiyacı var. Kısacası, ürettiğimiz bilgiyi evrenselleştiremiyoruz. Bilgi bizde kalıyor, kitap bizde kalıyor. İslâm dünyasında yayınlanan nice kitaplar dilimize çevriliyor ama bizim kitaplarımız başka dillere çevrilmiyor. Yahut başka dünyalar, bizim bilgimize ve bilgi kaynaklarımıza müracaat ederek onları kendi dünyalarına tercüme etmek durumunda kalmıyorlar. Bu da bizim bir eksiğimiz.”

“Birikimin gelecek kuşaklara aktarılabilmesi için elektronik kitaba önem verilmeli”…

Daha önce dar bir alanda düzenlenen kitap fuarının Beyazıt Meydanı’na alınmasından dolayı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’a teşekkür eden Diyanet İşleri Başkanı Görmez, bu yıl 31.si düzenlenen kitap fuarının ortak bir çalışma yapılarak uluslararası fuara dönüştürülmesi gerektiğini de söyledi.

Diyanet İşleri Başkanı Görmez, birikimin gelecek kuşaklara aktarılabilmesi için üretilen kitapların elektronik kitaba dönüştürülmesi gerektiğini de vurguladı. Başkan Görmez, şöyle konuştu:31. Türkiye Kitap ve Kültür Fuarı

“Çağımızda dijital ortamda elektronik kitap dönemi başladı. Bu, gerçekten çok ciddi bir konudur.  Artık bütün gençlerimiz ve gelecek kuşaklarımız elindeki telefonlarla, İpad’lerle, bilgisayarlarla daha çok sanal ortamda kitapla ve bilgiyle buluşmanın yolları içinde. Bu yüzden elektronik kitaptan sarfı nazar etmemiz mümkün değil ancak dokunduğumuz ve kâğıt kokusunu hissettiğimiz kitap dönemini de asla bitirmememiz lazım. Bunun için çok önemli çalışmalar yaparak en azından ürettiğimiz bu kitapların elektronik kitaba dönüşmesinin de yollarını açmamız lazım. Elektronik ortamda üretilen kitaplara gelecek kuşakların çok rahat bir şekilde ulaşması lazım. Bu, önem arz ediyor. Merhum Cemil Meriç her kitabı geleceğe atılmış bir mektup olarak değerlendirir. Her kitap, geleceğe atılmış bir mektuptur. Biz kitaplarımızı yazarken bugünü değil, geleceği düşünelim.

“Yayınevleri desteklenmeli”…

Diyanet İşleri Başkanı Görmez, yayınevlerinin desteklenmesi gerektiğine de işaret etti. Başkan Görmez, şöyle konuştu:

“Yayınevlerinin desteklenmesi gerekiyor. Böyle bir ortamda yayınevlerinin kitapta ve sözün gücünde ısrar etmeye çalışması ve bize kitap üretmeye devam etmeleri, her türlü takdirin fevkinde bir iştir, bir davranıştır. Onun için herkesin yayınevlerine destek olması ve sahip çıkması gerekir. Onun için ben herkesi kitap okumaya ve dostlarına kitap hediye etmeye davet ediyorum.”

Türkiye Diyanet Vakfı tarafından organize edilen ve bu yıl 31.si gerçekleştirilen fuar, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş.’nin katkılarıyla İstanbul Beyazıt Meydanı’nda Kadir Gecesi’ne kadar kitapseverlere hizmet verecek. Fuarda ziyaretçiler, dünyaca ünlü yazarların kitaplarına yüzde 30 ile yüzde 50 oranında değişen indirimli satışlarla sahip olurken tanınmış yazarların imza günlerinde onlarla buluşarak sohbet etme imkânı da bulacak.

Yaklaşık 160 yayınevinin edebiyat, tarih, kültür, medeniyet, felsefe ve din alanında binlerce kitapla geniş bir okuyucu kitlesine ulaşacağı fuarda, T.C. Kültür Bakanlığı, T.C. Diyanet İşleri Başkanlığı,  Türkiye Diyanet Vakfı,  İBB Kültür A.Ş., IRCICA, M.Ü. İlahiyat Fakültesi Vakfı ve İSAM yayınları da sergilenecek.

Fuar, Ramazan boyunca her gün saat 11.00 ile 24.00 arasında açık olacak.

31. Geleneksel “Türkiye Kitap ve Kültür Fuarı”, İstanbul’da açıldı. 
31. Geleneksel “Türkiye Kitap ve Kültür Fuarı”, İstanbul’da açıldı.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
porno fuck google porno fuck google